Cildinizi tanıyın

Vücudumuzu boydan boya saran cildimiz, maalesef çoğu zaman göstermemiz gereken ilgiden yoksun kalıyor. Hâlbuki bakımlı bir cilt için güzellik kadar sağlık daha önemlidir. Solgun, sarı, kuru ve buruşmuş bir cilt başka bir rahatsızlığınız olsa bile hasta görünmemize sebep olan en büyük etken. Dolayısıyla güzellik ve sağlıklı görünüşe giden yol ilk olarak cilt bakımı sırrında yatıyor.
Karmaşık bir yapıya sahip olan cildin durumunu belirleyen belli başlı 3 faktör vardır: yaş, çevre ve soy çekim. İyi bir cilt koyu ya da açık her yerinde rengi aynı pürüzsüz sıkı ve esnektir. Cilt deyince genellikle sadece yüz akla gelse de daha sert kaba derili ve tüysüz olan avuçlarla tabanların dışında bütün vücudun cildi aynı yapıdadır. Cilt vücudu bakterilerden, kimyasal maddelerden ve yabancı cisimlerden koruyan bir örtü gibi de düşünülebilmektedir.
Yine de bu örtü canlıdır, soluk alır; kan damarları, yağ bezi damarları, sinirleri ve kıl kesecikleri vardır. Bu kadar çok görevi birden üstlenen cildimiz 2 ana tabakadan oluşmuştur: Gözle görülen tabakaya epidermis (üst deri) denir. Bunun altında kalan tabaka da dermis ( alt deri)dir. Üst deri bütün sıvıları kapatarak zararlı şeyleri içeri sokmaz vücudu korur. İç deri ise üst deriye en gerekli olan şeyi yani nemi sağlar. Böylece üst deriyi besleyip destekler.
Cildin görünüşü bakımından çok önemli olan yağ tabakaları ise cildin hemen altında bulunmaktadırlar ve derindeki cildi kaslarıyla kemiklerden ayırırlar. Yağ tabakasının görevi cilde destek olmaktır. Ayrıca yağ tabakası, yağ bezlerini besler ve cilt için gerekli yağda eriyen A,D ve E vitaminlerini aktarır. Fazla rejim ya da hastalık yüzünden yağ dokularından hemen hepsini kaybetmek cildin görünüşü ve niteliğini çabucak değiştirir.
Hormonlarda cildin durumunda çok büyük bir rol oynar. Ergenlik çağında cildin kabalaşmasından hormon dengesi sorumludur: Seks hormonları yağ bezlerini tetikler, böylece yağ bezleri genişler dolayısıyla kanallar ve gözenekler de genişler. Bu yağ bezlerinin fazla tahriki de akneye neden olabilir. Bu durumu yaratan hormonlar östrojen ve progesteronlar ile androjenlerdir.
İşte bu karmaşık özelliklere sahip olan cildin bakımı için genel anlamda iyi beslenme, bol su temiz hava, egzersiz, uyku ve stresten uzak durmak gerekir. Cildin çevreden korunması da şarttır. Güneş, rüzgar, soğuk gibi etkenlerden engelleyici kremler kullanarak korunabilirsiniz. İçki ve sigara gibi kötü alışkanlıklar, yağ şeker ve kahve gibi canlandırıcıları da fazla tüketmek cilt için iyi değildir. Sık sık kilo verip almaktan da kaçınılmalıdır. Çünkü güneşten sonra cildin kırışmasına neden olan bir ikinci etken de kilo oynamalarıdır. Topladığımız zaman gerilmek zorunda kalan cilt ve alt tabakasındaki esnek lifler zayıfladığımız zaman hemen eski haline dönemezler. Özellikle birden bire fazla kilo kaybetmişsek bu hiç kolay değildir. Kırışıklıklardan başka, bacak üstlerinde, karın ve karında görülen cilt çatlakları da geçmez. Yalnız, bu çatlaklar bazen Hindistan cevizi yağı ya da başka besleyici yağlar sürmekle belirsiz hale getirilebilir. Yine kilo alınıp verilen hamilelik ve sonrasında da cildi korumak için bu kremlemeyi yapmak gerekir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir